|
海春 yangwrote:
漂亮!潇洒!
6 days ago
|
|
|
峰wrote:
嗨,豪放,我喜欢
June 28
|
|
|
... ...wrote:
BEN, BİR HİÇ'İM... YA; SEN... YA; SEN NE'SİN... ============================== Kısacık bir öykü, ama hayatıma yön veren bir öykü... Devrin valisi; emrindeki yöneticiler ile, lüks bir arabayla girer şehre... Yol kenarlarında insanlar; iki büklüm el pençe divan selamlarlar, vali'yi... Bütün bu şatafatlı yalakalık gösterileri arasında; vali'nin gözleri, bir sokağın köşesinde yere çökmüş olan ve etrafındaki hiçbir şey ile ilgilenmeyen; bir yoksul adam'a takılır... Elbisesi eski, saçı birbirine karışmış; bu yoksul adam'ın olduğu yere gelir; vali... Sinirli bir bakışla, vakur ve sert bir ses tonu ile bağırır yoksul adam'a : "Hey, adam; herkes benim şehre gelişimi el pençe karşılarken, bana yalakalık yaparken, sen kimsin ki; yerinden bile kıpırdamıyorsun? Yoksul adam; istifini hiç bozmadan, buğulu gözlerini vali'ye çevirerek : "Ben, bir hiç'im" der... Vali; daha da hiddetlenir : "Ne demek, hiç... Senin; bir ad'ın, şan'ın, ünvan'ın yok mu?" der... Yoksul adam : "Senin var mı? " der, vali'ye... Vali; iyice sinirlenir, ama cevaplar : "Gafil adam; nasıl anlamazsın, ben valiyim" der... Yoksul adam; aynı ses tonu ile, sorar yine : "Peki; daha sonra, ne olacaksın?" Vali : "Başbakan olacağım" der... Yoksul adam : "Peki, daha sonra?" der... Vali : "Cumhurbaşkanı olacağım" der... Yoksul adam : "Peki ya, daha sonra?" der... Kısa bir an, duraksar vali : "Hiiiiiç" der... Ve... Sadece gülümser, yoksul adam; vali'nin yüzüne bakarak... Vali; yoksul adam'ın, ne demek isteğini anlamıştır... Bu kısa öykü'yü; ilk yazdığımda, benim ruhumun "hiç kimse" olmak isteyen yoksul adam'ın öyküsünü bulduğumu anlamıştım... Hepimiz; hep başka birileriyiz, aslında... Sevdiğimiz, beğendiğimiz, örnek aldığımız, kıskandığımız, yerinde olmak istediğimiz birilerinin; seslerini, sözlerini, bakışlarını ve tavırlarını alıyor ve sanki bize ait'miş gibi kullanıyoruz... Kendimiz olamıyoruz, bir türlü... Sabahları kalkıp; elbise dolabımızın önünde durduğumuzda, giyeceğimiz elbiseye ve yanına gideceğimiz insanlara, en çok uyacak maskeyi de; seçiyoruz, elbiselerimizin yanında duran maskelerimizin arasından.... Hep daha fazlasını istiyoruz, ama aslında giderek hep daha az alıyoruz... Bütün ömrünü; kariyer, güç ve para peşinde; gece gündüz çalışarak geçiren insanların, günün birinde bütün kazandıklarını, elindekileri kazanırken yitirdikleri sağlıklarına, harcadıklarını görüyoruz... En; can alıcı, nokta ise... Bir ömrün sonunda; evleri, arabaları ve para kasaları olan insanların, bütün bunları kazanırken kim bilir kaç gerçek aşk'ı yitirdiğini ve günün birinde yaşlanıp başlarını yaslayacakları, bir sevgili omuzu aradıklarındaysa; soğuk ve rutubetli ev duvarlarının, lüks araba koltuklarının ve çelik para kasalarının bir sevgilinin yerini tutmadığını, acı içinde fark ettiklerine şahit oluyoruz... Onlar için; iş işten, çoktan geçmiş oluyor... İşte; bu sebepten, yoksul adam'ın biriyim ben... Bir çoğunuz merak ediyor ya; neden yoksul adamsın, kimsin sen diye, soruyorsunuz ya bana... Bu yüzden, yoksul adamım ben; yani, bir "hiç" yüzünden... http://www.yoksuladam.spaces.live.com http://www.yoksuladam.co.cc ======================= Osman YALÇINKAYA (Yoksul Adam) =======================
May 26
|
|
|
กะเจี๊ยบ น้อยwrote:
HEELLO
Mar. 7
|
|
|
王振敏 王wrote:
不能这样理解啊
Feb. 1
|